2.10
2.81
0.00

Soruşturmanın seyrini değiştirecek gelişme

Soruşturmanın seyrini değiştirecek gelişme

Faili meçhul cinayetleri soruşturan savcı, üçüncü Ergenekon iddianamesindeki İbrahim Şahin'e ait ''B.C.'yle akrabadır. Bana da bu adamı öldürdün diye ceza verdiler'' yazılı cep mesajını itiraf saydı


8 Ekim 2011 11:20
font boyutu küçülsün büyüsün


Faili meçhul cinayetleri soruşturan savcı, üçüncü Ergenekon iddianamesindeki İbrahim Şahin'e ait ''B.C.'yle akrabadır. Bana da bu adamı öldürdün diye ceza verdiler'' yazılı cep mesajını itiraf saydı. Savcılık, B.C. kısaltmasının Behçet Cantürk olduğunu tespit etti.
 
Radikal gazetesinin haberine göre, eski Özel Harekât Polisi Ayhan Çarkın’ın ifadeleriyle başlatılan soruşturmada savcılık, 1994’te Sapanca’da öldürülen Kürt işadamı Behçet Cantürk ile ilgili çok önemli bir delile ulaştı. Savcılık, Ergenekon davasının üçüncü iddianamesinde yer alan ve eski Özel Harekât Daire Başkanı İbrahim Şahin’e ait olan kayıt deşifresini, Cantürk cinayetine ışık tutacak bir ‘itiraf’ olarak kabul etti. Söz konusu kayıtta Şahin, Ergenekon’dan tutuklu Fatma Cengiz’e gönderdiği mesajında, “B.C.’yle akrabadır ve bana da bu adamı öldürdün diye ceza verdiler. Yazıklar olsun ve H. A.’ nın E.‘nin ABD’nin has adamıdır” yazıyor. Savcılık mesajdaki bu ‘B.C.’ kısaltmasının Behçet Cantürk olduğunu tespit etti.

Tape’deki kısaltma

‘Faili meçhul cinayetler soruşturmasında’ Savcı Hakan Yüksel, Şahin’in ifadesine başvurmaya karar verdi. Şahin’in avukatı ise Savcı Yüksel’e başvurarak, müvekkilinin “akıl sağlığının tam olarak yerinde olmadığı” yönünde Adli Tıp Kurumu’nca rapor verildiğini ve ifadesinin alınmamasını talep etti. Raporda, suç tarihinde Şahin’in ceza ehliyetinin tam olmadığı belirtiliyordu. Böylece Şahin bir kez daha ifadeden kurtuldu.

Ancak Ergenekon davasında yer alan bir tape savcılığın dikkatini çekti. Savcı Yüksel, üçüncü Ergenekon iddianamesinde yer alan ve Şahin ile aynı soruşturmadan tutuklanan Fatma Cengiz arasında, Ermeniler ile ilgili mesaj trafiğini incelemeye aldı. Savcı, iddianamede 10247 numarasıyla yer alan 27 Aralık 2008 tarihli tape’de Şahin’in Cengiz’e gönderdiği bir mesajdaki ‘B.C.’ kısaltmasının Behçet Cantürk olduğunu belirledi ve bunu delil kabul etti.

O üç polis tanık oldu

Öte yandan soruşturma kapsamında, kumarhaneler kralı Ömer Lütfü Topal cinayetinden sonra Ayhan Çarkın’ı gözaltına alan üç polisin de tanık olarak ifadesi alındı. Çarkın daha önce savcıya verdiği ifadesinde, gözaltına alınmasıyla ilgili olarak şunları aktarmıştı: “Ömer Lütfü Topal olayı sebebi ile gözaltına alındım. Orada iki tane şahıs bana 91 tane cinayeti sayarak ‘Hadi bunlar devlet adına ama Topal’ı kendi adınıza öldürdünüz’ diye söyledi. Ben de bunun üzerine çıldırdım. Sorgu sırasında bana şu an soruşturması yapılan Mecit Baskın, Faik Candan, Namık Erdoğan ve Yusuf Ekinci ve Ankara dışında işlenen diğer cinayetleri de söylediler, bundan haberimiz var dediler, ben de kızarak kerhen tamam ben işledim dedim. O sorguda şunu anladım ki, işlenen tüm cinayetlerden devletin haberi bulunuyormuş.”

Behçet Cantürk kimdir?

1950’de Lice’de doğan Cantürk, 1975’te İlerici Gençlik Derneği’nin Lice’deki protesto yürüyüşünün organize etti. 1977’de silah kaçakçılığına adı karıştı. 1981’de Suriye’ye gitti ve bu tarihten sonra adı sık sık uyuşturucu ticaretiyle birlikte anılmaya başlandı. 1984’te PKK mensubu olduğu iddiasıyla tutuklandı. 1993’te Akdeniz’de batırılan Kısmetim I gemisinde ortak olduğu iddia edildi. Ve 1994’te cinayete kurban gitti.

Cantürk’ün kızı Ergenekon’da müdahil olmuştu

Behçet Cantürk’ün kızı Gazel Cantürk, 2008 yılındaki ilk Ergenekon soruşturması başlatıldığında Sapanca Cumhuriyet Savcılığı’na verdiği dilekçede dava kapsamında babasının katillerinin belli olduğunu belirterek, faillerin cezalandırılmasını talep etmişti. Savcılık ise, dilekçeyi 14 Ocak 1994 yılından beri açık olan Behçet Cantürk cinayeti soruşturması kapsamında işleme almıştı.

Konuşacak denildiği gün kaza geçirdi

İstanbul 6 No’lu DGM’de açılan Susurluk davası kapsamında tutuklanan İbrahim Şahin 185 gün tutuklu kaldıktan sonra 19 Eylül 1997’de tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi. 2000 yılındaki duruşmada Şahin’in önemli açıklamalar yapması bekleniyordu. Ancak Şahin, Eskişehir-Yalova yolunda kendi kullandığı araçla trafik kazası geçirdi. Kaza sonucu beyninde ödem oluştu. Yoğun bakımda kalan Şahin, taburcu olduktan sonra hafızasını yitirdiğini iddia etti. Bu konuda doktor raporu da alan Şahin’in bir daha ifadesine başvurulamadı.

Sapanca’daki ölüm üçgeni

Behçet Cantürk’ün de aralarında bulundu Kürt işadamlarının öldürülmesi, 4 Kasım 1993’te dönemin Başbakanı Tansu Çiller’in “PKK’nın haraç aldığı işadamları ve sanatçıların isimlerini biliyoruz, onlardan hesap soracağız” açıklamasından hemen sonra başlamıştı. Cantürk ve şoförünün cesedi Sapanca yolunda bulundu. İki ay sonra Cantürk’ün avukatı Yusuf Ekinci öldürüldü. Fevzi Aslan ve Şahin Aslan Hendek’te ölü bulundu. Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Namık Erdoğan öldürüldü. Savaş Buldan ile arkadaşları Adnan Yıldırım ve Hacı Karay, Bolu’nun Yığılca ilçesi yakınlarında ölü bulundu. Dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar da, “Devlet adına bin operasyon yaptık” demişti. Kocaeli İl Jandarma Alay Komutanı ise bugün Ergenekon sanığı olan Veli Küçük’tü.

‘Hepsi bizim teşkilatın işiydi’

İkinci Ergenekon davasının ek delil klasörlerindeki gizli tanık ifadesi, faili meçhul cinayetlerle ilgili önemli gerçekleri gün yüzüne çıkardı. Gizli tanık ifadesinde Tolga Atalay’ın Peker tarafından öldürülmeden önce kendisini telefonla arayarak, “Sedat Peker, Veli Küçük’le beraber hareket edip, bizi kullanarak çok işler yaptı. Sapanca Kavşağı’na atılan cesetlerin tamamı bizim teşkilatın işiydi” dediğini aktarmıştı.

Vatan








Bu haber 435 defa okundu.





Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar


  Henüz yorum yapılmamış






Anket

Başbakan Erdoğan'ın seçilmesi durumunda olası bir 'Başkanlık' sistemini nasıl buluyorsunuz?
  • Ülkenin bölünmesini sağlayacak
  • Memleket için iyi olacak
  • Demokrasinin sonu olacak
  • İç savaşa doğru sürükleneceğiz

En Çok Okunanlar