2.22
2.75
0.00

Kasım PARLAR'dan Kılıçdaroğlu'na mektup

Kasım PARLAR'dan Kılıçdaroğlu'na mektup

Cumhuriyet Halk Partisi 15. Dönem Çorum Milletvekili Kasım Parlar, Kemal Kılıçdüroğlu'na bir mektup yazdı. Parlar'ın sitem ve eleştiri dolu mektubunu olduğu gibi yayınlıyoruz...


10 Şubat 2012 18:39
font boyutu küçülsün büyüsün


Cumhuriyet Halk Partisi 15. Dönem Çorum Milletvekili Kasım Parlar, Kemal Kılıçdüroğlu'na bir mektup yazdı. Parlar'ın sitem ve eleştiri dolu mektubunu olduğu gibi yayınlıyoruz...

                                                      *******

Yeni CHP’nin Grup Başkan Vekilleri, milletvekilleri, parti meclisi üyeleri, yüksek disiplin kurulu üyeleri

28/09/2011 tarihinde yeni CHP Genel Başkanı, Kemal Kılıçdaroğlu’na yazdığım mektubu sizlere ekte gönderiyorum. Eski CHP’nin ideolojisi, ilkeleri, topluma ve siyasete katkıları bilinmektedir. Yöneticileri olarak da toplum ve tarih önünde veremeyeceğimiz hiçbir hesabımız yoktur. Eski CHP’nin uygulamalarını ve kazanımlarını bilmeyenlere anlatabileceğimiz gibi sorumluluğunu bugün de onurla taşımaktayım. Sizlerin de yeni CHP’nin sorumluluğunu tarih ve milletimiz önünde taşıyabilmeniz ümidi ile çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Kasım PARLAR

Eski CHP’nin parti meclis üyesi, merkez yönetim kurulu üyesi, genel yönetim kurulu üyesi, 15. Dönem çorum milletvekili.

                                                       *********

Yeni CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu,

Bu mektubu yazan ben 54 yıllık eski CHP’li Kasım Parlar. Ekli belgelerde de görüldüğü gibi eski CHP’nin 1957 yılından 1962 yılına kadar gençlik kolu başkanlığını, 1694’ten 1973 yılında kadar ilçe başkanlığı, sürekli kurultay delegesi, küçük kurultaylarda ili temsilen il temsilcisi, ( il kongresine seçilen temsilci) ayrıca meşhur 5. olağanüstü kurultayın delegesi, 1973 yılında milletvekili, 1974 yılından 1979 yılı kurultayına kadar aralıksız kurultaylarda seçilen parti meclisi, MYK ve GYK üyesi ( GYK kurultayından doğrudan seçilen kurul), PM, MYK, GYK kurulu üyesiyken Parlamento ilişkilerinden, parti dışı örgütler yani demokratik kitle örgütlerinden ( sendikalar, odaları belediyeler, kooperatifler, bazı kitlerden ve 8-10 ilin teşkilat işlerinden sorumlu, görevli MYK, GYK üyesi, TBMM’de ulaştırma, bayındırlık, turizm ve köy, işleri bakanlıkları komisyon üyeliği ve raportörlüğü yapan CHP’nin açılışındaki görevli eski yöneticilerle beraber aktif maddi, manevi çalışan ve o açılış kurultayının da delegesi olan Türkiye’mizde 2-3 il dışında tüm illerde seçim çalışmaları, kongreler, halka açık hava toplantıları vs. düzenlemeleri yapan hiç eskimeyen ve hiçbir zaman da eskimeyecek olan sizin deyiminizle eski CHP’nin 54 yıllık üyesiyim. Eski CHP’li olmaktan onurluyum, gururluyum çocuklarıma bırakacağım en şerefli miras ve Sayın Prof. Suna Killi’nin, Fikret Bila’nın, CHP kitaplarında da bazı siyaset bilimcileri tezlerinde ve pek çok sayfalarında adım geçer. Hülasa CHP bir faniye vereceği her şeyi bana verdi. CHP’de hiçbir alacağım yok, ödenmesi gereken bir borcum var. Bu mektubumu da o borç ödemenin bir parçası sayabiliriz. Seçimlerde, seçim sonralarında her zaman ve her yerde partim için elimden gelen maddi, manevi çalışmalarımı yapmaktayım ve yapacağım. Bu mektubumdan görüşlerimden beni her hangi ve hizbin, ekibin, dar bir kıligin adamı görmeyin, ben sizin deyiminizle eski CHP’nin hizbi, ekibi, ölene kadar neferi, ona ve onun ilkelerine, temel felsefesine bağlı, ona ve onun temel felsefesine karşı söylenen sözleri susturmak, şerefli ailelerinin ismini taşıyıp o isimler nedeniyle partinin önemli makam ve mevkilerine gelen eski CHP’ye onun temel felsefesine, ilkelerine karşı söylenen sözler karşısında susan, o sözleri söylenen ve demeçleri içine sindirerek o şerefli ailelerinin kemiklerini sızlatanlara karşı da mücadele veren ve verecek olan 54 yıllık partiliyim.

Yeni CHP’nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, o sizin ve sizin gibi düşünenlerin susanların, eski- yeni CHP diye CHP’yi ikiye bölenlerin kapalı da olsa reddi miras edenlerin temel felsefesini, ilkelerini açıkça basın veya kapalı salon toplantılarında eleştiren göndermeler yapanların öğrenmesi gerekn eski CHP’si nedir? CHP anlatmak mektuplara, makalelere sığmaz, ciltlerle kitaplar olur. Ancak kısaca: ülkenin kurtuluşunu ( Anadolu Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyeti olarak başlatan ve Sivas’ta birinci kongresini yapan ) ülkemizi tüm işgalci emperyalist güçlerden kurtaran, laik Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran o gün için gerekli ve bugün için de geçerli tüm devrimleri yapan, o devrim ve laik Cumhuriyet’e karşı isyan bayrağını çeken bölücü ve laik cumhuriyet düşmanları, emperyalist yabancıların uşağı, yandaşı isyancıları bastıran hak ettiği cezayı çekinmeden veren, ikinci dünya harbine ülkemizi sokmayan ve ülkemize şefliği bırakıp, demokrasi getiren, kapı kulluğunu kaldıran, ülkemizin yurt dışında saygınlığını arttıran, ülke içinde ise daima demokrasiye geçtikten sonra ilk hedefler, temel hedefler beyannamelerini halka açıklayan ve bu görüşlerin pek çoğu 1960 anayasasında yer alan bit partidir. Sayın Kılıçdaroğlu; şu başarılı saydığın %25.9 oy aldığın 12 Haziran seçimleri illede bir kıyaslama yaparsak, eski CHP demokrasiye geçtiği 11950-1980 yılları rası 30 yıllık demokrasi döneminde bugünkünden çok daha ağır şartlar altında tam 11 seçim seçim 3’ünde birinci parti 8’inde ise ikinci parti olmuş, hiçbir zaman üçüncü parti olmamış oyları da %27’nin hiç altına düşmemiş ve %41, %44’lere kadar oy almış, daima yeniliklere, çağdaşlığa açık, ülkenin bölünmez bütünlüğünden tavizler vermeden her türlü gerici düşünce ve akımlara karşı koymuş bir partidir. Öyle ise sizin yeni CHP diyerek yola çıktığınız seçimlerde, seçim öncelerinde yurt gezileri ve mitinglerde gösterdiğiniz büyük performans, il il, ilçe ilçe, belde belde yaptığınız geziler TV ekranlarında, basında yaptığınız konuşmalar, açık oturumlar, mülakatlar, tek başımıza iktidar olacağız, Recep Bey’in ezberini bozdum, onun dişlerini sökeceğim, %40 oy alacağız, %30’un altına düşersek istifa ederim ( Gürsel Tekin) hangi TV. Kanalını istersen karşıma çık, halk kimin ne olduğunu anlasın bu ve buna benzer daha ne konuşmalar, sonu. %25.9 oy ve kayıp, yenilgi ve sonrada yeni CHP milletvekili sayısını arttırmış, başarılı olmuş, tek parti diyorsunuz. Kim inandı buna? Hangi CHP’li inandı, hangi yazar, çizer, düşünür inandı, oldu mu sayın başkan? Bu bir yenilgidir. Şimdi bu yenilginin nedenlerini araştırarak hatalarımızı bir bir çıkaracağız, bir daha bu hatalara düşmemek için gereğini yapacağız deseydiniz daha da büyümez miydiniz? Daha da samimi olmaz mıyınız?

Peki bu yenilginin nedenleri nedir? Öyle ise 54 yıllık CHP’liğin verdiği bilgi, birikim, deneyimlerime dayanarak sizin ve yardımcılarınızın TV kanallarındaki konuşmalarınız, yorumları basında çıkan demeçler, örgüt sorunları, gerçek CHP’lileri dışlamanız, yıllarca CHP il ilçe başkanlığı yapmış, sonra milletvekilliği, bakanlık, yöneticilik yapmış partilileri arayıp sormamış, onların görüşlerini dinlememiş, hatta dışlamış olmanız gibi pek çok nedeni satır başları ile kısa kısa özetlemeye çalışacağım bunu da bir parti görevi sayacağım.

Yeni CHP’sinin Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan anayasa referandum sonuçlarını değerlendiren sayın Prof. Sencer Ayat’a başkanlığındaki uzmanlar ekibi %58- %42’lik sonuç detaylı bir şekilde incelenecek ve yaklaşan genel seçimlerin stratejisini oluşturacak denmiş ve yoğun nüfuslu illere özel önem verilecek örgütlerin performansına bakılırken bölgelerin özellikleri dikkate alınacak, il ve belediye başkanlarıyla daha sık bir araya gelinecek, parti içi eğitime önem verilecek, para kaynağı ve harcamalar konusunda yeni yaklaşımlar sergilenecek gibi açıklamalarda bulunulmuş, referandumdan dersler çıkarılacağı söylenmişti. Bunlar yapıldı mı? Yapılmasına fırsat mı verilmedi? Seçimler öncesi verilen sözler her yerde ön seçim yapacağız, kurultayda çarşaf liste uygulayacağız denildi, bu sözler tutulmadı, verilen sözden dönüldü. Seçimler öncesi CHP örgütü darmadağın edildi, kongresince seçilen pek çok il ilçe başkanları istifaya zorlandı veya görevden alındı, yerlerine yandaş veya partili olamayan, partili olup da partiden ayrılmış kişiler partiye 12 madde ile yeni kayıt yapılarak, il, ilçe başkanlığı yapmış, örneğin: Ankara’da İstanbul’da onbinlerce kayıtlı üye varken ey onbinlerce üye sizin içinizde, il başkanlığı, ilçe başkanlığı yapacak bir kişi yok denircesine 12 madde kullanılarak, il, ilçe başkanı atanmış eleştiren partililer tehdit edilmiş, korkutulmuş, disipline verilmiş ve diğer illerde de buna benzer uygumlalar yapılmış, örgüt küstürülmüş, partililer sükuti hayale uğratılmış, örgüt darmadağın olmuştur. Yapılan kurultaylarda, seçimlerde telafisi mümkün olmayan hatalar yapılmış adeta ihanet ödüllendirilmişi seçime gidecek partinin yönetim kadrosu zor günlere, seçime ve partiyi iktidara taşıyacak kadrolara göre oluşturulmamıştır. Örgüt seçim öncesi çalışmalarda pasif kalmış veya buna fırsat verilmiş, maddi açıdan yetersiz kalmış, gönderilen paraların nereye harcandığına bakılmamış,  sandıksal örgütlenme yapılmamış, her yerde ön seçim yapılacak derken sözde durulmamış, milletvekili aday listelerinde pek çok hatalar yapılmış, kayırmalar olmuş, illerin özellikleri, seçmen profilleri, dikkate alınmadan tabanda saygınlığı olan, oy potansiyeli bulunan aday adayları listelerinde hiç yer almamış, hakaret edercesine 12 maddeyle partiye alınan, partiyle hiç alakası olmayan söylem ve demeçleri ile partililerin ve seçmenin tepkisini çeken pek çok kişi aday yapılmış, eğer kısa bir örnek vermemiz gerekirse, Parti Meclis Üyesi Binnaz Toprak: AKP’nin ekonomi politikalarını beğendiğini, Zincirlikuyu mezarlığındaki her canlı bir gün ölümü tadacaktır sözünü işlemsi, laiklik ve altı okun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ve buna benzer pek çok sözler, bombalar patlattığı Genel Başkan Yardımcısı Sena Kaleli, ben Atatürk ve ilke ve devrimlerinin bekçisi değilim, olmak da istemiyorum sözleri, Parti Meclis Üyesi ve pek çok parti değiştiren Muhammet Çakmak, bir tarikat şeyhinin torunu olduğunu, Fetullah Gülen’i överek, Fetullah Gülen ve görüşlerini beğendiğini ve saygılarını sunan, Feullah’ın bir fenomen olduğunu söyleyen ve benzeri beyanları. Bülent Kuşoğlu: Bir sağ parti yönetiminden getirilerek, milletvekili yapılan zat. Tekke ve zaviyelerin kapatılmasının bir hata olduğunu söyleyerek CHP’nin geçmişini ve Atatürk’ün bu ülkeyi asla seyhleri dervişleri tarikatlar ülkesi yaptırmayacağız sözünü de tekzip edercesine tekke ve zaviyelerin yeniden açılmalıdır diyen basına, Zaman Gazetesi’ne demeç vermesi.Genel Başkan Yardımcınız PKK’nın avukatı olduğunu herkesin söylediği Sezgin Tankulu: Öcalan’ın taleplerini her fırsatta dillendirmekten çekinmeyen, her PKK Kürt sorunu açıldığında TV ekranlarında basında kafa karıştıran bombalar patlatan sözleri, demeçleri, PKK’ya canlı kalka olduğu için ölen bir PKK’lının evine taziyeye gitmesi sizin yukarıdaki ve benzer söz ve demeçlere genel başkan olarak ses çıkarmamanız, bunun yanında ayrıca ve tabi pek çok milletvekili adayları ve diğerleri ve bunların seçim öncesi ve seçimlerde söylev ve vecizeleri yenilgide büyük etken olmuş siyaseti, halkı ve CHP’yi, CHP’nin ilke ve temel felsefesini bilmeyen, tanımayan, hangi ölçüye göre aday yaptığınız bu üstün yetenekli, faziletli bazı milletvekili adaylarınız her kafadan bir ses çıkarmış, sonrada yanlış anlaşıldım gibi mazeretler kullanmış, biri kalkmış Fetullah’ı övüyor, ona saygı sunuyor diğeri tekke ve zaviyelerin kapatılmasının yanlış olduğunu söyleyerek CHP’nin ve Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ün hata yaptığını ima ediyor. İmralı ile görüşebilir, Kürtlere özerklik verebilir, anayasada ( Türk sözcüğü olmayabilir, anayasadan Türk milleti ifadesi değiştirilebilir, dersim dosyasının açılması iyi olut, gerekirse özür dilenmeli) dersim deyince Ege’de partililer ve halk soruyor, sizin dersim isyanını çıkaran kureyşhan aşiretinden olduğunuzu, isyanın başı Seyit Rıza’nın akrabası ve aşiretinden ve akrabalarınızın amcalarınızın dersim isyanına katıldığını söylüyorlar. Ve soruyorlar; ayrıca Aydınlık Gazetesi’nde sayın yazar Kurtul Altuğ’da secere adı ile köşesinde yazmış, gerçi hiç kimsenin hangi aileden geleceği elinde değildir. Ama bir açıklık getirmeniz doğru olur mu bilmiyorum takdir sizin. Türbanı biz çözeriz, siyasete karışmadıkları sürece tarikatlara saygılıyım, laiklik karşıtı olayların hareketlerin odağı olduğu anayasa mahkemesince karara bağlanmış tescilli bir parti iktidarda iken, laiklik tehlikededir diyemem, Kürtler kucağımıza oturacak ordu kağıttan kaplandır, Atatürk ilkelerinin bekçisi değilim, KCK tutukluları serbest bırakılmalıdır. AB yerel yönetimler özerklik şartını kabul ediyoruz gibi daha yazmakla bitmeyen, kafa karıştıran, partilileri hayrete düşüren, sözler, söylevler, demeçler CHP sol mu? Sosyal demokrat mı? Demokratik sol mu? Yoksa sağa mı kayıyor? Temel politikalardan sapmalar, halkın ve partililerin güvenini sarsan sözler örgütü yıllığa uğrattı ve cidi oy kaybına neden oldu. Ayrıca şunu da belirtelim ki “ Ağaç balkondan sökülmez” bir meyve ağacına iyi bakım yaparsanız, o meyve ağacı her dalında kilolarca güzel alımlı meyveler veriri, eğer siz zamanında o meyveleri toplamaz, ambalajlayarak sandığa koymasanız o meyvelerin bir bölümünü kuş yaralar yer, bir bölümü yere düşer bir işe yaramaz, bir bölümünü hırsız çalar ve kalanda sizin emeğinizi, masrafınızı korumaz zarar edersiniz. İşte politika da buna benzer, siyaset çok ince hesaplara dayanır. Söylev ve demeçlerinize dikkat etmezseniz, temel ilke ve temel felsefenizden sapmalar sergilerseniz her kafadan bir ses çıkarsa, iyi zamanlama yapmazsanız, illerin, ilçelerin seçmen profilini çıkarmadan o illerde tutarlı, sevilen, tabanı olan milletvekili tespit etmeden rast gele ahbap çavuş ilişkileri içinde, kayırmalara milletvekili adayı yaparsanız, örneğin: Rize’ye buğday, Konya’ya çay afişi gönderir gibi adaylar saptarsanız, hele hele eski CHP’nin uyguladığı birebir seçmenle ilgilenmek her seçim sandık bölgesini bir seçim bölgesi saymak, yani adına sandıksal örgütlenme dediğimiz sandıksal örgütlenmeyi yapmazsanız, sandıksal örgütlenmede ne demeyin hani şu referandumda, seçmen kütüğünde adınız çıkmadı da oy kullanamadınız ya, ilgili örgüt 14 ay adınızın silindiğini bilmediği ve her seçimde on binlerce hileli oy kullanılıyor ya , işte o hileli oy kullanımı önleyen seçmen kütüğüne yazılmayan, hiçbir partilimizin kalmadığı, her partilinin mutlaka oy kullanmasını sağlayan, seçimlerden çok önce diğer partilerin ne kadar oy alacağını tam yakın bilen eski CHP’nin uyguladığı ve %41.4 oy aldığı sistem. İsterseniz açalım, her sandık bir seçim bölgesi kabul edilerek o mahalle ve köy parti temsilcisi o sandığa bir erkek, bir bayan, bir genç olmak üzere en az 3 kişilik veya daha çok sandık sorumlusu görevlendirir. Bu sandık sorumluları seçmen listelerinin askıya çıktığından itibaren o sandıkta yazılmayan partilimiz var mı, mükerrer yazılım, hileli seçmen, ölen, o andıkta eskiden olup da nakledilen seçmen vs var mı? İyice o sandık seçmen listesini inceler gerekli itirazları zamanında yapar kesinleşen seçmen kütüğünü alır ve seçmen taraması yapar, hangi seçmen hangi pertiye oy verir, CHP’li seçmenler kimler, tarafsızlar kimler, CHP’nin oyunu arttırır mı, ve o sandıkta oy kullanan seçmenlerin profillerini çıkarır. Kim, nereli, ne iş yapar, sorunları nedir gibi ve o sandıktaki oyumuz %100 yakın ortaya çıkar ve o sandık taramasını yapan üç kişiden biri o sandığa seçimlerde sandık görevlisi, birisi de müşait, diğer birini de seçmeni sandığa sevk görevlisi yapar seçim sonuna kadar seçim tutanağı alıncaya kadar, görev aralıksız devam eder. Bu yapılmazsa ne olur? Çok sayıda partilinin adı seçmen kütüğüne çıkmaz, yığma,hileli, mükerrer seçmen o sandıkta oy kullanır, o sandık seçim bölgesi her türlü hileye açık müsait hale gelir, bunu Türkiye geneline uygularsanız Türkiye genelinde iki yüz bin civarında sandık var. Biz her haneyi ortalama 4 seçmen kabul ederiz. Buna göre seçmen kütüğüne yazılırken, her sandık seçim bölgesinde 2 hane seçmen kütüğüne yazılmazsa 8 oy, 2 hane oy kullanmaya gitmezse sekiz oy yine sandık kurullarına bilinçli sandık kurulu üyesi verilmedi ise her sandıkta ki oyumuz iptal edilse ve yine seçim sonu tasnifte sandık kurulu üyemiz veya müşaitimizin eğitimsizliği nedeniyle iki oyumuz rakip partiye yazılsa bu toplamda 20 oy demektir. Türkiye genelindeki iki yüz bin sandığa uygularsanız anamızın ak sütü gibi helal milyonlarca CHP oyunun kaybıdır, hadi abarttık fazla gösterdik diyelim yarısı bile ürkütücü milyonlarca oy eder. Nitekim geçtiğimiz 12 Haziran 2011 seçimlerinde basından öğrendiğimize göre 8 bin sandıktan CHP’ye iç oy  çıkmamış neden? Ve hangi seçim bölgelerinde acaba araştırma yapıldı mı? Yine sayın genel başkan yardımcınız Emrehan Halıcı her sandığı her oyu kontrol edeceğiz diye demeç verdi edebildi mi? Kurduğu site normal çalıştı mı çöktü mü? Kaç paraya mal oldu? Biz eski CHP’lilerbu işleri kendimiz yapar ve CHP’nin programını, tüzüğünü, sayın Ecevit’in resimlerini satarak milletvekili ödentileri ile ve örgüt yardımları ile hem tüm seçimleri parti masraflarını reklam, araç, afiş vs. giderlerini örgüte de binalar alarak, binalar yaparak çözerdik.hazineden trilyonlar alarak, milyarlar harcayarak seçmenin, partilinin giremediği, zor girdiği sırçalı köşkte oturarak değil, öyle ise yapacağınız tüzük kurultayında eski CHP’nin tüzük ve yönetmeliklerini bilhassa üye yazım yönetmeliklerini iyi inceleyip, sandıksal örgütlenmeye mutlaka yer verilmelidir. Nitekim Vatan Gazetesi’nden Deniz Güçer, AKP’nin seçim koordinasyon merkezi başkanı Mustafa Ataş’la röportaj yapmış, inceledim gördüm ki, seçimlere çalışmaya 2010 Şubat – Mart ayından başlayarak eski CHP’nin sandıksal örgütlenmesini günümüzün verdiği teknolojik imkanları da katarak, tamı tamına olmasa da tama yakın bir örgütlenme yapmışlar, çalışan beş yüz bine yakın yalnız bayandan bahsediliyor, tavsiye ederim Vatan Gazetesi’ni bir inceleyin veya inceletin, daha dün kurulan 8-10 yıllık mazisi olan bir parti bunları yapıyor. İktidar oluyor. %50’lilere yakın oy alıyor ya biz ne yapıyoruz, oturup düşünüp ciddi bir değerlendirme yaparak partiden partililerden özür dileyip, başarısızlığımızı kabul ederek hatta istifa ederek veya kurultaya giderek değil %25.9 oyu başarı sayıyoruz.

Yeni CHP’nin Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, bir tüzük kurultayı yapacağınızı, çalışmaların başladığını söylüyorsunuz. Ben şahsen sizin ve yönetiminizin parti içi demokrasiyi tam anlamı ile getirecek her partilinin her seçimde önünü açacak, üye yazımında tutun, ilçe, il ve kurultaylardaki seçimlerde, kongrelerde demokratik uygulama getirecek bir tüzük yapacağınıza inanmıyorum. İnşallah yanılırım bu konuda da bir şeyler söylemek istiyorum. Eski CHP’nin Sayın Genel Başkanı Bülent Ecevit başkanlığındaki MYK üyesi bulunduğum 1974 tüzüğünü hazırlayan kurulda da görev yaptım ve 28-29 Haziran 1974 yılında yaptığımız tüzük kurultayı ve kabul edilen 1974 tüzüğü demokratik halk ve özgürlükler açısından ve parti içi demokrasinin örgüte en etkin kılındığı, CHP'de kapıkulluğunu kaldıran bir tüzüktür. Bu tüzüğün nasıl hazırlandığı ve kurultay öncesi yüzlerce sayfayı kapsayan tüzük taslağını ve 1974 tüzüğünü incelemenizi önemli öneririm. Bu konuda sayın Ali Topuz'dan ve sayın Tarhan Erdem'den bilgi ve o çalışmalara ait doküman alabilirsiniz. Sayın Kılıçdaroğlu, o tüzük şöyle hazırlandı, benimde içinde bulunduğum ogü nkü MYK bir tüzük komisyonu kurdu, çok geniş bir çalışma yapıldı, yüzlerce sayfa tüzük taslağı ortaya çıktı. MYK bir bağlayıcı karar, taslağı ilçe ve il örgütlerine gönderdi ve tüzük taslağı üzerinde bağlayıcı bir karar almadan örgütün görüşleri istendi. İlçe ve illerde üzerinde çalışıp bağlayıcı karar almadan genel merkeze gönderilen örgütümüzün görüş ve önerilerini içeren taslak genel merkez tüzük komisyonunda değerlendirildi, bölge toplantılarında görüşüldü ve MYK’ da görüşüldü, bu görüşmelerin hiçbirinde bağlayıcı karar alınmadı ve bu taslak kurultaya getirildi. Kurultayda kurulan her ilden bir temsilcinin bulunduğu tüzük komisyonunda her madde ayrı ayrı tartışıldı ve komisyonda görüşülen madde kurultaya getirildi, madde madde oylanarak kurultayda kabul edildi. Takdirlerinize ve bilginize arz olunur.

Yeni CHP'nin genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu, sizin eski dediğiniz CHP bütün kurultaylarında kurultay kürsüsünün sağ tarafına tavandan tabana bir beyaz bez üzerine yazılı rahmetli İsmet İnönü paşamızın şu önemli sözünü asardı, neden: çünkü ilçe, il, belediye genel merkez yöneticilerine ve her kesime bir uyarı bir mesaj olsun diye neydi o söz şuydu; "Bir memleket için, bir Cemiyet için en tehlikeli kişi yeteneksiz olduğu halde yetki sahibi olandır"  Alın bu sözü her kesime uygulayın. Siz dünyanın en iyi tüzüğünü, yasalarını dahi yapsanız onu uygulayacak yöneticiler yeteneksizse daha ne diyelim...

Sayın Kılıçdaroğlu, şu günlerde anayasa değişikliği çalışmaları gündemde, yeni CHP bu çalışmalara katılacak mı?, Katılmayacak mı? katılması için çağrılar var, sizin söz ve söylevlerinizi beyan açıklamalarınızda dile getirerek yeni CHP’yi bu çalışmalara dahil etmek isteyen AKP ve yandaşları var. Ne olduğu meçhul, ne olacağı meçhul, gizli kapılar arkasında ne düşünülüp tasarlandığı bilinmeyen, laiklik karşıtı olayların odağı olmuş demokrasiyi tramvaya benzeten AKP ile yeni CHP eğer bu anayasa çalışmalarına katılırsa şahsi görüşüm CHP örgütlerinde ve CHP TBMM grubunda ciddi ayrışmalar, gruplaşmalar çekişmeler hatta kopmalar, istifalar olabileceği yönündedir.  Yine rahmetli 2'inci Genel Başkanımız İsmet İnönü paşamızın şu sözü önem kazanıyor; "Devlet adamı engin düşünür, geç karar verir, verdiği karar ve sözden dönmez" derdi. Siz de mutlaka çok engin düşünüyorsunuzdur, bu konuda da çok engin düşünülmesi görüşündeyim, hele hele şu mahalli seçimler arifesinde, önümüzde bir mahalli seçim var, geçtiğimiz mahalli seçimler sonucunu kendi olanaklarımla o günkü gazete ve medyadan takip edip bir değerlendirme yapmıştım, şöyle bir sonuç çıktı: 29-03- 2009 il genel meclis sonuçlarına göre CHP 26 ilde%10 barajın altında, yine 2009 mahalli seçimlerinde 2946 yerde belediye başkanlığı seçimi yapıldı AKP bu 2946 yerin tamamında aday gösterdi, seçime katıldı. Saadet Partisi 3423 yerde aday gösteremedi, MHP ise 216 yerde aday gösteremedi diğerlerine katıldılar. CHP ise bu 2946 yerin 928'inde aday gösteremedi ve seçime katılmadı. Yani %31 yerde seçime giremedi. Eğer siz yukarıda dile getirdiğim yanlışların gereğini yapmaz, verilmesi gereken özveride bulunmaz, her belde, il , ilçe ve büyük şehirlerde adaletli demokratik bir ön seçim yapmazsanız 2009 yerel seçimlerinden daha kötü sonuç alırsınız ve yeni CHP’de siyasi bir deprem olur, siz ve o yetenekli yönetiminizle birlikte o depremin enkazları altında kalırsınız.

Yeni CHP’nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bu mektubumdan hoşlanmayabilirsiniz. Hatta kızabilirsiniz, hatta anlam ve tüzüksel suç bulup beni disipline de verebilirsiniz veya özeleştiri de kabul edebilirisiniz. Ben 54 yıllık gerçek bir CHP’liyim. Bizi bırakıp giden, istifa eden çok genel başkanlar gördüm. İhraç da etseniz ölene kadar CHP’li ve CHP’ye her zaman, her yerde, çalışan, çalışacak olan bir kişiyim. CHP’liyim. Rahmetli Adnan Menderes’in 1960’lı yıllarda yürüyen profesörlere kara cübbeliler sözüne karşı rahmetli Prof. Hüseyin Nail Kubalı şöyle demişti: “ Allah’a kul olduk galü belada yolda verilmiş ikrarımız var, şu üçgünlük ömür için fani dünyada kula kul olmamak gibi kararımız var” huyum kurusun kula kulluk edemiyorum. Kenedi’nin 'fazilet mücadelesi' adlı eserindeki senatörün dediği gibi; “Güçlü bir başkanın habercisi, uşağı, kapıkulu olup makam ve mevki sahibi olmaktansa, her düşünce görüşlerimi söyler, hak bildiğim doğruları yapar, siyasal mezarımda şerefimle yatarım" dediği gibi, evet ben de öyle düşünüyorum, siyasal mezarım her zaman açık.

Sayın Kılıçdaroğlu, tarihi misyonu olan CHP’yi ayırıp, yeni CHP diyip yukarıdaki sorumluluklara tarihi hata ve yanlışlara eski CHP’yi bulaştırmadığınız ve karıştırmadığınız için size teşekkür ediyor, hoşça kalın diyorum.








Bu haber 977 defa okundu.





Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar


  Henüz yorum yapılmamış






Anket

Başbakan Erdoğan'ın seçilmesi durumunda olası bir 'Başkanlık' sistemini nasıl buluyorsunuz?
  • Ülkenin bölünmesini sağlayacak
  • Memleket için iyi olacak
  • Demokrasinin sonu olacak
  • İç savaşa doğru sürükleneceğiz

En Çok Okunanlar