2.21
2.86
0.00

Muhalefetin içindeki kavgalar AKP’ye yarıyor

Muhalefetin içindeki kavgalar AKP’ye yarıyor

Farklı çıkışlarıyla dikkatleri üzerine çeken CHP İstanbul 3. Bölge Milletvekili Faik Tunay, gazete merkezimizi ziyaret etti


19 Temmuz 2012 17:44
font boyutu küçülsün büyüsün


Farklı çıkışlarıyla dikkatleri üzerine çeken CHP İstanbul 3. Bölge Milletvekili Faik Tunay, gazete merkezimizi ziyaret etti

Faik Tunay, iç politikadan CHP’ye, İstanbul’un yönetiminden dış siyasete kadar bir çok konuda önemli açıklamalar yaptı

AKŞAM Gazetesi’ne verdiği röportajda ‘yerel seçimler CHP ve MHP’nin son şansı’ deyince partisinin kimi kanadından tepki gören, kimi kanadından ise destek alan CHP’nin en genç milletvekili Faik Tunay, gazetemizi ziyaret etti.

Yaşam Medya Grup  Başkanı Emirali Karaali, gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Umut Veli Develi ve Yazı İşleri Müdürü Emek Karakaş ile kahvaltıda bir araya gelen Tunay,  CHP’nin kendi içindeki mücadeleleri bırakıp yerel seçime odaklanması gerektiğini bir kez de gazetemizde tekrarladı.

Kavgalı görüntü halka güven vermiyor

Yaşanan tüm kötü olaylara, ekonomik sıkıntılara, savaşın eşiğine gelmemize ve neredeyse herkesin hükümeti eleştirmesine rağmen anketlerde AKP'nin hala büyük bir oy oranıyla birinci parti çıktığını hatırlattığımız Faik Tunay, bu konuyu ise şöyle değerlendirdi, "Seçimlerden önce AKP'ye veryansın edenlerin yine onlara oy verdiğini gördüm. Sonrasında o insanlarla tekrar buluştum ve neden böyle bir seçimde bulunduklarını sorduğumda sorunun yine muhalefetten kaynaklandığını anladım. Çünkü seçimlerde CHP olarak bizim çok sayıda projemiz vardı ama bunları net bir biçimde anlatamadık, kendi içimizdeki çekişmeler bitmedi. İnsanlar bizim için 'kendi içinde kavga ediyor, birbirlerini yiyor. Bunlar kendilerini yönetemiyor Türkiye’yi nasıl yönetecek' deyip 'kötünün iyisidir' yaklaşımıyla AKP'ye oy verdi."

Kömür, makarna demek milli iradeye saygısızlık

Tunay,  "2001 yılında kurulan bir parti yüzde 34 oy aldıysa, daha sonra yüzde 47’ye son seçimde de yüzde 51’e çıkardıysa kimse kimseye zorla oy vermiyor demektir. Bunu kömürle, makarnayla açıklayamazsın. Burada halkın bir teveccühü var. Bunu basite indirgeyip dış güçler destekliyor demek de millet iradesine saygısızlık olur. O zaman bizim bunu da sorgulamamız gerek. Acaba bizim eleştiri yöntemimizde mi bir yanlışlık var? Halk, bunlar herşeyi mi yanlış yapıyor; madem beğenmiyorsunuz, 50 senedir niye yapılmadı, diyor. Muhalefetin de artık kendisine biraz çeki düzen verip şunu düşünmesi lazım yapılan iyi şeyleri söyleyecek, eksik bırakılanları da neden eksik bırakıldığını ve kendi projelerini anlatacak" diye konuştu.

Demokrasi anlayışını yanlış algılıyoruz

CHP’deki ‘sosyal demokrasi’ anlayışının yanlış anlaşıldığını iddia eden Tunay, partinin belediye başkanıyla ilçe başkanı arasında dahi sürtüşmeler olduğuna dikkat çekerek, “Sosyal demokrat partideki demokrasi anlayışı elbette farklı olmalı. Ama sosyal demokrat olmak demek her istediğini istediğin an söyleyebilmek değil ki. İşte bu karıştırılıyor. Sosyal demokrasi bu deniyor, hayır bu değil. Sosyal demokrasi her istediğini istediğin an söyleyebilmek demek değil. Bizdeki sıkıntı o” ifadesini kullandı.

AKP’ye dur demek için kavgadan kurtulmayız

Erkene alınması gündemde olan yerel seçimlerin CHP için son şans olduğu söylemini yineleyen Tunay, “Akşam Gazetesi’ndeki röportajımda da bunu söyledim. Yerel seçimler CHP ve MHP için son şans. Artık bir şekilde demokrasi kuralları içerisinde AKP'ye dur denmesi gerekiyor. Eğer AKP yerel seçimlerde de oyunu arttırarak yeni bir zaferle çıkarsa muhalefet partilerinin işi çok zorlaşır. AKP'nin 6. kere büyük zaferle gelmesine yol açılırsa bundan sonraki süreçte AKP'yi seçim sandığında yenilgiye uğratmak çok daha zor olacak” şeklinde konuştu.

Hoşgörülü olmadıkça yeni anayasa çıkmaz

Yeni anayasa çalışmalarına da değinen CHP’li Tunay, Meclis’in mutlaka yeni bir anayasa yapması gerektiğini ifade ederek, "Neden yapmalı? Çünkü tüm partiler seçim meydanlarında bunun sözünü verdi. Ancak bunu gerçekleştirmek çok kolay değil. Çünkü bizim temel eksikliğimiz diyalog kültürümüzün olmaması. Birbirimizi dinlemiyoruz, birbirimizle konuşmuyoruz. Partiler arasında da fazla diyalog olmadığı için bu sorunları aşamıyoruz. 4 partinin bir araya gelip, uzlaşması, hoşgörülü olması, karşısındakini anlayarak bir anayasa yapması gerekir. Ama Türkiye’nin bu bulunduğu ortam içerisinde o kadar kamplaştık, o kadar kutuplaştık, o kadar birbirimizden ayrıştık ki… Şimdi ben kendi kendime şunu soruyorum MHP’nin evet dediğine BDP’de evet diyecek mi BDP’nin evet dediğine MHP evet diyecek mi? Veya AKP’nin evet dediğine CHP evet diyecek mi CHP’nin evet dediğine AKP evet diyecek mi? Ortam aslında yeni anaya yapmaya hem uygun hem de bu kamplaşmadan dolayı çok uygun değil. Umuyorum bu siyasi parti liderleri olmak üzere sorumluluk alır ve bu utanç anayasasından kurtuluruz” dedi.

Ortadoğu'da kurallar 100 yıl önce yazıldı

Türkiye’nin en önemli gündem maddesi olan Suriye ile ilişkiler konusunda da fikirlerini açıklayan Faik Tunay, bu meselenin ilk ortaya çıktığında Suriye’nin Mısır, Tunus ya da Libya’ya benzemeyeceğini söylediğini belirterek, “Çünkü Sureye’nin nüfus yapısı çok farklı. Rusya’yla Çin direk Suriye’nin arkasında.  Bir de İran’ın menfaatlerini eklediğiniz zaman üçünün farklı menfaatlerinin bileşme noktası Suriye. O yüzden zaten Esad rejimi hala orada duruyor. Benim AKP’yi eleştirdiğim nokta şu, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde yaptırım kararı alınmıyor. Başbakan, ‘Konsey’in kararları bizi bağlamıyor, biz Türkiye olarak güçlü bir ülkeyiz, bölgesinde artık lider ülkeyiz; bizim yaptırımlarız daha ağır olacak’ diyor. Dış politika iç politikaya benzemez. Senin ekonomin iyi olabilir, işsizliğin azalmış olabilir, bölgesel bir güç olabilirsin ama Ortadoğu’da kurallar 100 sene önce yazıldı. Yani sen benim dediğim olacak dersen sana yedirmezler o pastayı. Onun için biraz daha sakin olmak lazım. Biz, Suriye’ye karşıyken Rusya, Çin ve İran’a karşı da olduk. Batı ya da Amerika çıkarlarına uymadığında buradan çekip gider, biz Suriye ile baş başa kalırız. Yani böyle gerçekler varken Türkiye’nin cengâverlik yapmasını ben anlamıyorum” şeklinde konuştu.

“İkinci önemli nokta ise daha birkaç yıl öncesine kadar Suriye ile dostane ilişkilerin en yüksek seviyedeyken neden savaşın eşiğine geldik, sorusunun sorulması gerekiyor” diyen Tunay, şunları söyledi, “Sayın Başbakan’ın Beşer Esad’la kanka olduğu dönemlerde de Suriye’de demokrasi ihlalleri vardı.  Ne oldu da Esad kötü, terörist, kendi halkına zulüm uyguluyor oldu.”

Kimse Amerika batacak diye beklemesin

Aynı zamanda Dış İşleri Komisyonu üyesi olan Faik Tunay, 2013 yılında Amerika’da kriz beklentisine yönelik açıklamalarla ilgili de şunları söyledi; "Mart ayında 20 günlüğüne Amerika’ya gittim ve gördüm ki gerçekten bir kriz var. Örneğin önceden insanlar senede bir laptop alırdı ama bu kez gördüm ki ciddi bir daralma var. İşsiz sayısı artmış, tüketim azalmış. Ama bu demek değildir ki Amerika batacak. Bugün hala Amerika dünyanın en büyük gücü ve kısa vadede bunun değişmesi mümkün değil.”

Çin değil Amerika'ya yerleşilmek isteniyor

Çin’in yeni süper güç olacağına dair düşüncenin de çok doğru olmadığını ifade eden Tunay, “Neden derseniz; bugün dünyadaki insanların yüzde 90’ı Amerika’ya gitmenin hayalini kurarken; kaç kişi Çin’e gitmek istiyor? Veya Amerika siyasilere, iş adamlarını, sendika temsilcileri davet ettiği  kültürel değişim programları var. Çin’in kaç tane böyle programı var. Emperyel güç olmak kolay değil. O yüzden ben Amerika’nın kısa vadede çökeceğini düşünmüyorum” şeklinde konuştu.

İstanbul’u kazanacak isimle yola çıkmalıyız

Mustafa Sarıgül ve Gürsel Tekin gibi isimlerin CHP Büyükşehir Belediye Başkan adaylığında isimlerinin geçtiğini hatırlattığımız Tunay, “Mesele isim meselesi değil. Mesele Mustafa Sarıgül, Gürsel Tekin, Ahmet, Mehmet, Faik meselesi değil. Cumhuriyet Halk Partisi’ne kim İstanbul’u kazandıracaksa aday o olsun. Örneğin bir anket düzenlensin ve oradan kim çıkarsa aday gösterilsin” dedi.

Dünyada yollar gece onarılır

İstanbul'un sorunları ve yönetimi ile ilgili de fikirlerini paylaşan Tunay, son günlerin en önemli sorunu trafik kaosuna değinerek "Dünyanın her yerinde trafik var. Ama dünyanın hiçbir yerinde İstanbul’daki gibi çile çektirildiğini görmedim. Yolları onarmak zorundasınız. Dünyada bunun uygulaması gece yapılması şeklindedir, 3 ayda değil bir yılda biter. Televizyonda bir gurbetçi feryat ediyor; bir buçuk günde 5 ülke geçtim, bir günde bir  köprüyü geçmedim diyordu. Bunun neresi savunulur. Bu yanlışlığın bir an önce düzeltilmesi gerekirken; bırakın düzetilmeyi sorumsuz, vizyonsuz, çapsız yöneticiler çıkıp 'imkanı olan İstanbul'da kalmasın' diyor" şeklinde konuştu. Tunay, bunu eleştiren muhalefetin de ortaya çözüm yolları sunması gerektiğini de dile getirdi.

KPSS’de hiç kimse hatayı üstlenmiyor

KPSS sınavında yaşanan skandalların gerçeği yansıttığını söyleyen Faik Tunay, "Ortada bir şaibe var. Kimse çıkıp bunlar söylenti, iftira, suçlama diyemez. Ama bizim ülkemizin asıl meselerinden biri bu zaten. ÖSYM değil hangi kurum olursa olsun; hiç kimse hatayı ve suçu üzerine almıyor. Hiç kimse özeleştiri yapmıyor, hatayı kendisinde aramıyor. Halk artık hakikaten sorumluların cezasını çekmesini istiyor. Yapılanın yapanın yanına kar kalmaması lazım. Çünkü bunların sonunda insanların devlete güveni kalmıyor" diye konuştu.

Yerel basının amiral gemisi Kent Yaşam

Günümüzde yerel basının çok önemli olduğuna değinen Faik Tunay, özellikle CHPlilerin daha çok önem vermesi gerektiğini belirterek, "Eğer yaygın basın CHP'ye yer vermiyorsa; yapmamız gereken şey yerel basına yönelmektir. Ben bugün neden buradayım çünkü biz size gelmek zorundayız. Milletvekili de olsak bakan da olsak genel başkan yardımcısı da olsak biz sizi ziyaret edeceğiz, bu bizim vazifemiz. İstanbul’da siyaset yapıp Kent Yaşam’ı bilmiyorsan, uğramıyorsan, bir merhaban yoksa başarılı olamazsın. Çünkü Kent Yaşam yerel medyanın  amiral gemisidir" dedi.

Tutuklu vekil ayıbı ortadan kaldırılmalı

Tutuklu milletvekillerinin durumu hakkında da görüşlerini açıklayan Tunay, herkesin bu durumdan rahatsız olduğunu ancak bir çözüm bulunamadığını belirterek, “Bu ayıbın bir an önce düzeltilmesi gerek. Cumhurbaşkanından meclis başkanı'na kadar herkes aynı görüşte. Eğer çıkamıyorlarsa demek ki yargı bunları hala içeride tutuyor.

Bahçelievler sanıklar bile tahliye edildi. Sapla saman birbirine karıştı, ben birilerinin seçilmiş iktidarı seçilmiş siyasileri gayrimeşru yollardan illegal olarak devirmeye çalıştığına inanıyorum. Ama birçok suçsuz insan da bugün Silivri’de yatıyor. Bir an önce şu uzun tutukluluk süreleri son bulsun, iddianameler ortaya çıksın ki görelim kim suçlu kim suçsuz” dedi.

Adayın herkesle irtibatı olmalı

“Siyasete girdiğimden beri 18 yaşımdan beri savunduğum bir şey var. Halka rağmen hiç kimse bir şey yapamaz Atatürk de buna dahil” diyen Tunay sözlerini şöyle sürdürdü; “Önemli olan halkın seni sevmesi. Mesela İstanbul için kim aday olsun deniliyor. Ben isim zikretmiyorum. Ama aday olacak kişi iş dünyasıyla yakın ilişki içerisinde olacak; sendikalarla, işçilerle, emeklilerle arası çok iyi olacak. Bir tarafa yaklaşırken öbür tarafı yıkmayacak. Medyayla kendi birebir ilişkileri olacak. Böyle bir isim ancak başarılı olur. Bu saatten sonra bizim kendimizi kandırmamıza gerek yok.”

Genel Başkan’dan destek

Haber çıktıktan sonra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştüğünü ve Kılıçdaroğlu’nun ‘doğru bir tespit yapmışsınız’ dediğini söyleyen Tunay, CHP’nin kendi içindeki kavgalarla enerjisini tükettiğini ifade ederek, “Birilerinin çıkıp, korkmadan bazı şeyleri dile getirmesi lazım. Ben kimseye borçlu değilim. Sadece Genel Başkanımıza borçluyum çünkü beni o milletvekili yaptı. İşte kimseye bir diyet borcum olmadığı,  birilerinin de adamı olmadığım için bunları rahat söylüyorum. Ben de dahil olmak üzere herkesin aklını başına toplaması lazım. Çünkü bu seçimler gerçekten son şans” dedi.

Emek Karakaş - Kent Yaşam








Bu haber 642 defa okundu.





Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar


  Henüz yorum yapılmamış






Anket

Başbakan Erdoğan'ın seçilmesi durumunda olası bir 'Başkanlık' sistemini nasıl buluyorsunuz?
  • Ülkenin bölünmesini sağlayacak
  • Memleket için iyi olacak
  • Demokrasinin sonu olacak
  • İç savaşa doğru sürükleneceğiz

En Çok Okunanlar